Kanser tedavisi görmek, anne olmaya engel değil!

29 Şubat 2012 Yazan  
Kategori Gebelik, Kadın Özel, Sağlık - Hastalıklar

Kanser tedavisi görmek, anne olmaya engel değil!Kanser tedavisi görmek, anne olmaya engel değil!

Üreme döneminde kanser tedavisi görmüş veya görmeye devam eden kadınlar çocuk sahibi olamama kaygısı taşımaktadır.

Femical ‘Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Doç. Dr. Cem Demirel, gördükleri kanser tedavisi sonrası üreme fonksiyonlarını yitiren kadınların da çocuk sahibi olmak için şanslarının olduğunu belirtti.

Kanser tedavisi görüp iyileşen kadınlar, normal yoldan anne olma şansını tamamen yitirir mi?

Günümüzde üreme döneminde kansere yakalanmış birçok kadın var. Çoğu da tedaviden sonra bu hastalıktan kurtuluyor. Ancak gördükleri kemoterapi ve radyoterapi bu kadınların üreme fonksiyonlarının kaybına neden oluyor. Çünkü bu tedaviler, üreme hücrelerinde ve yumurtalıklarda toksik etki yapıyor ve bu yüzden kadın üretkenliğini kaybediyor.

Devamını oku

Sadece cinsel yolla mı bulaşıyor?

23 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Cinsellik, Sağlık - Hastalıklar

 

Sadece cinsel yolla mı bulaşıyor?

Sadece cinsel yolla mı bulaşıyor?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar virüs, bakteri ve parazitlerden kaynaklanıyor ve HPV, Siğil, Uçuk, HIV (AİDS), Hepatit B, C, Bel Soğukluğu, Frengi gibi hastalıklar sadece cinsel yolla bulaşmıyor.

Devamını oku

Tüp bebek tedavisinde genetik tanı başarıyı arttırıyor

Tüp bebek tedavisinde genetik tanı başarıyı arttırıyorTüp bebek tedavisinde genetik tanı başarıyı arttırıyor

Uzmanlar, genetik tanı yöntemlerinin, başarı şansını artırdığını, klinik gebelik oranını yükselttiğini, gebeliğin düşük ile sonuçlanma riskinin azaldığını belirtiyor.

Tüp bebekle elde edilen embriyolarda yapılan genetik incelemelerle, doğacak bebekteki sayısal ve yapısal kromozom bozuklukların ve talasemi ve kistik fibrozis gibi tek gen hastalıkları belirlenebiliyor.

Uzmanlar, genetik tanı yöntemlerinin, tüp bebek uygulamasının başarı şansını artırdığını, klinik gebelik oranını yükselttiğini, gebeliğin düşük ile sonuçlanma riskinin azaldığını, gebeliğin tıbbi sonlandırma gerekliliğini düşürdüğünü, tekrarlayan başarısız tüp bebek denemelerinin getirdiği mali yük ve psikolojik baskıyı azalttığını ifade ediyor.

Devamını oku

Üreme sağlığı hakkında doğru bilinen 10 yanlış!

10 Haziran 2011 Yazan  
Kategori Cinsellik, Sağlık - Hastalıklar

Üreme sağlığı hakkında doğru bilinen 10 yanlış!

Üreme sağlığı hakkında doğru bilinen 10 yanlış!

Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Tansu Küçük, üreme sağlığı hakkında toplumda yerleşmiş olan ‘yanlış’ bilgilerin ‘doğru’larını anlattı!

Devamını oku

Kısırlıkta tüp bebek bazen ilk ve tek çare

Kısırlıkta tüp bebek, bazen ilk ve tek çare

Kısırlıkta tüp bebek, bazen ilk ve tek çare

Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresinde, kısırlık sorunu ve Türkiye’de tüp bebek tedavisine yaklaşım ele alındı.

Devamını oku

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı Tüp bebek tedavisinde başarı oranı

Tüp bebek tedavisinin başarıyı etkileyen hastayla ilgili ve tedavinin gerçekleştiği merkezle ilgili olmak üzere pek çok faktörü söz konusudur…

Tüp bebek tedavisinde başarı oranları ve başarıyı etkileyen faktörler:

Hastalar ile ilgili başlıca faktörler :

1. Kadının yaşı
2. Yumurtalık rezervini belirleyen hormonal değerleri ( FSH, AMH)
3. Tüp bebek uygulama nedeni ( Tek bir sorun veya birden fazla sorun)
4. Yumurta ,sperm ve embryo sayı ve kalitesi
5. Embryoların tutunup gebeliğin gerçekleşeceği rahmin durumu.

Devamını oku

Tüp bebek tedavisi

Tüp bebek tedavisi Tüp bebek tedavisi

Tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen çiftler için bu konunun tüm ayrıntılarını Kadıköy Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Deniz Gökalp’ a danıştık.

Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

Tüp Bebek tedavisi, erkeğin spermiyle kadının yumurta hücresinin vücudun dışında, bir laboratuar ortamında birleştirilmesidir. Klasik tüp bebek tedavisinde yumurta ve sperm hücreleri bir tüp içinde belli bir süre bırakılarak kendiliğinden döllenme olması beklenirken, mikroenjeksiyon yönteminde sperm hücresi, embryolog tarafından direk yumurta içine enjekte edilir.

Devamını oku

Neden hamile kalamıyorum?

01 Aralık 2010 Yazan  
Kategori Gebelik

Neden hamile kalamıyorum?

Yumurtlama bozuklukları, hormon yetmezliği, tüplerin tıkalı veya hasarlı olması gibi nedenler kadınlarda hamile kalamamasına neden oluyor.

Neden hamile kalamıyorum?Çiftlerin bir yıl süresince korunmamasına rağmen çocuklarının olmaması kısırlık olarak değerlendirilmektedir. Çocuk sahibi olamayan çiftlerde problem kadında veya erkekte olabileceği gibi her ikisinde de olabilir. Biz bu yazıda kadının hamile kalamama nedenlerini inceleyeceğiz.

Yumurtlama bozuklukları
Ovulasyon bozukluğu yumurtlamanın olmaması veya düzensiz ve seyrek olmasıdır. Kadınlarda yumurtlama bozukluğundan şüphelenen doktor hastadan bir kaç ay boyunca ateş ölçme yoluyla ve ultrasonografi ile grafik isterler. Bununla adetin uzunluğunu, yumurtlama zamanını ve sıklığını öğrenmeye çalışırlar. Bu bozukluklarda genelde ilaç tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Doktor tiroid bezini de kontrol edip sorun olmadığını gördüğü takdirde yumurtanın olgunlaşmasını doğrudan ilaçla teşvik eder. Klomifen gibi bir takım maddelerle yumurtlama uyarılması yapılır. Yumurtalıklar aşırı uyarıldığından, birden fazla yumurtanın olgunlaşması da gündeme geldiğinden çoğul gebelik ihtimali de ortaya çıkmaktadır.

Bu tedavide her kadının vücut yapısı değişik olduğundan ilaca vereceği cevaplar da değişik olmaktadır. İlacın az ya da çok gelmesi ihtimaline karşı bu ilaç kullanılmaya başlandığında, o dönemde her gün veya dokourun öngördüğü ölçüde ultrason tedavisine gerek olmaktadır. Yumurtalıklar klomifen tedavisine hiç cevap vermedikleri takdirde humangonadotropinle veya releasing faktörlerle (hormon pompaları) uyarma yöntemi gündeme gelir. Bilgisayarla yönlendirilen bu daimi enfüzyonlar vücutta taşınır ve yan etkileri yoktur. Ayrıca beyindeki hormon yönlendirmenin düzgün çalışmadığında ve düzensiz salgılandığında bunlar oldukça mantıklı yöntemlerdir.

Sarı cisim hormonu yetmezliği
Bu hormon adet döneminin ikinci yarısında üretilir ve yumurtlamadan sonra boş olan yumurtacıktan oluşur. Bu hormon progestronu üretir; progestron da yumurtanın döllenmeden sonra rahme yerleşmesini sağlar. Adet bozuklukları olan kadınlarda bu dönem ya çok kısa ya da çok uzundur. Bir döllenme söz konusu olduğunda rahim gebeliğe yeterince hazır değildir. Böyle durumlarda sarı cisim hormonlarına hormon iğneleriyle ve suni gestajen ile destek verilir.

Tüplerin hasarlı veya tıkalı olması
Yumurtalık kanalları olan fallop tüplerinin kısmen ya da tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engeller ve hamileliği imkansız kılar. Tüplerdeki bu hasarlar enfeksiyonlar, endometriozisden önceden geçirilmiş ameliyatlar gibi birçok nedenden dolayı olabilir. Ayrıca kadında tüplere zarar veren iltihaplanmalar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve rahim içi araç kullanımı sonucu da ortaya çıkabilir. Genelde laparoskopik cerrahi ile düzenleme yapılabilir. Netice alınmazsa tüp bebek yöntemine başvurulur.

Prolaktin hormonunun fazla miktarda olması
Çocuk sahibi olamayan her beş kadından birinde prolaktin hormonunun miktarı yüksek çıkar. Prolaktin hormonu hipofiz bezinde üretilir ve normalde hamilelik döneminde en fazla düzeye çıkar. Yüksek prolaktin miktarı yumurtaların gelişmesini ve yumurtlamayı yavaşlatır. Böyle olması emzirme dönemi için yararlıdır. Fakat çocuk isteyen hastalar için bu önemli bir sorundur. Çünkü hamile kalmak için olgunlaşmış yumurtanın döllenmesi şarttır.

Yüksek prolaktinin sebebi hiçbir zaman bulunamamıştır. Stres ve ilaç kullanımı olabilir. Kimi zaman ise beyindeki iyi huylu bir tümör… Bunlar prolaktinin aşırı derecede üretilmesine neden olabilir. İlaçlarla bu durum dengelenebilir. Genelde gece yatarken alınan ilaçlarla tedavi yoluna gidilir. Çünkü prolaktin özellikle geceleri vücut tarafından üretilir.

Fazla androjen üretimi
Bir kadının kanında erkek cinsel hormonları bulunduğu taktirde doktor hiperandrojenden söz eder. Bu hormon kadında folekül yapıcı hormonları FSH etkilerini kısıtlar. FSH hormonu hipofiz bezinde üretilir ve yumurtalıkların ilk adet yarısında yumurtlamalarını sağlar. Hiperandrojen hormonu böbrek üstü bezlerinin salgısında olan bozukluklar nedeni ile ortaya çıkar. Kortizonla tedavi edilirler. Kısırlık tedavisinde kortizon en az miktarlarda organizmayı etkileyecek şekilde uygulanır. Hormon seviyesi sürekli olarak kontrol altında tutulmalıdır.

Bebek sahibi olmak için; embriyo dondurma ikinci şans

24 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Tüp Bebek & Mikroenjeksiyon

Dondurulmuş embriyodan gebelik şansı yüzde 66!Bebek sahibi olmak için; embriyo dondurma ikinci şans

Dondurulmuş embriyodan gebelik şansı yüzde 66!

Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için “ikinci şans!” olarak tanımlanan dondurulmuş embriyodan tüp bebek tedavisi yüksek gebelik oranları ile yüz güldürüyor. Tüp bebek denemesi başarısız olduğunda ya da çiftler, başarılı bir embriyo transferinden sonra tekrar çocuk istediklerinde, bu yöntem yeni bir şans verdiğini söyleyen Umut Tüp Bebek Merkezi Başhekimi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr.Süleyman TOSUN “Dondurulmuş embriyodan elde ettiğimiz gebelik oranı yüzde 66! Bu çok yüksek bir oran. Sperm ve embriyodan sonra, şimdi yumurtaları da geliştirilmiş teknolojilerle dondurup, sonra da biyolojik potansiyellerine zarar vermeden çözmek, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere gelecek vaat etmektedir” diyor.

Embriyo dondurma işlemi hangi durumlarda yapılır?

Embriyoların dondurulması, Tüp Bebek programlarında güvenliği ve verimliliği arttırdığı için bugün standart bir uygulamadır. Tüp Bebek tedavilerinde daha fazla sayıda yumurta üretmek ve toplamak için, hastanın yumurtalıkları hormonal olarak uyarılır.

Devamını oku

Hamile kalmanın 15 aşaması !

22 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Gebelik

Hamile kalmanın 15 aşaması !

Hamile kalmanın 15 aşaması !

Anne olmak her kadının hayalidir. Her kadın evlendikten sonra, bebek sahibi olmayı istediği zaman, korunmayı bırakır bırakmaz hamile kalacağını düşünür. Dünyanın en kolay, en kendiliğinden olan şeyiymiş gibi gözüken hamile kalma süreci, aslında oldukça karmaşık ve mucizevi birkaç aşamadan oluşur.

Hamile kalabilmek için şu 15 aşamanın eksiksiz olarak gerçekleşmesi gerekir:

  • Beyninizde yumurta gelişiminizi uyarıcı hormonlarınızın, üretimi ve salgılanması düzgün olmalı.
  • Yumurta hücreleriniz uygun kalitede ve yeterli kromozom sayısında olmalı.
  • Yumurtanız, olgun yumurtayı oluşturabilmek için büyümeli.
  • Beyninizde, nihai (final) yumurta olgunluğunu sağlayan LH hormonu atılımı gerçekleşmeli.
  • Yumurtayı içinde barındıran “folikül” adı verdiğimiz keseciğiniz çatlayarak, yumurtanızı salıvermeli.
  • Tüpleriniz salıverilmiş yumurtayı kapabilmeli.
  • Eşinizden cinsel ilişkiyle gelen sperm hücresi, vajeninizden rahim ağzınıza (serviks) doğru ilerleyip, daha sonra da servikal kanaldan fallop tüplerine kadar yüzerek, yumurta hücrenizi bulabilmeli.
  • Sperm, yumurtanızın çevresindeki “kümülüs hücreleri”nin arasından, yumurtanın kabuğuna ulaşıp bağlanmalı.
  • Sperm, bazı kimyasal reaksiyonları tamamlayarak, DNA içeriğini yumurtanıza aktarabilmeli (bu basamağa döllenme adı verilir).
  • Döllenmiş yumurtanız, bölünmeye başlamalı.
  • Döllenme sonrasındaki 3. gün tüp, embriyoyu rahim içinize nakletmiş olmalı.
  • Embriyon bölünmeye ve gelişmeye devam ederek “blastokist” evresine ulaşmalı.
  • Rahim iç zarınız (endometrium) uygun şekilde hazırlanmış olmalı ve embriyoyu kabul etmeli.
  • Embriyo rahim iç yüzeyinize tutunarak, implante olmalı.
  • Tabii ki bu aşamadan sonra da erken embriyonik evre ve fetal büyümeye ilişkin pek çok mucizevi olay devam eder.

Yukarıdaki basitleştirilmiş haliyle bile oldukça karmaşık ve kusursuz görülen hamilelik zinciri, herhangi bir hata nedeniyle gerçekleşmeyebilir. Kadına ve erkeğe gerekli bir dizi test yapıldıktan sonra her iki taraftan birine kısırlık tanısı konulmazsa, bebek sahibi olmak için tüp bebek yöntemini tercih etmek gerekir.

Sonraki Yazılar »