Anne olamama!

04 Şubat 2012 Yazan  
Kategori Gebelik, Kadın Özel, Sağlık - Hastalıklar

 

Anne olamama!

Anne olamama!

 

Psikolojik infertilite! Fiziksel nedenlerle açıklanamayan psikolojik kısırlık da diyebiliriz. Uzm. Psikolog Mine Karagözoğlu, yüzde 10 gibi anlamlı bir aralıkta yerini alan bu durum hakkında bizleri bilgilendiriyor…

Devamını oku

Sadece cinsel yolla mı bulaşıyor?

23 Ocak 2012 Yazan  
Kategori Cinsellik, Sağlık - Hastalıklar

 

Sadece cinsel yolla mı bulaşıyor?

Sadece cinsel yolla mı bulaşıyor?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar virüs, bakteri ve parazitlerden kaynaklanıyor ve HPV, Siğil, Uçuk, HIV (AİDS), Hepatit B, C, Bel Soğukluğu, Frengi gibi hastalıklar sadece cinsel yolla bulaşmıyor.

Devamını oku

Kısırlığa iyi gelen besinler

13 Aralık 2011 Yazan  
Kategori Kadın Özel, Sağlık - Hastalıklar

 

Kısırlığa iyi gelen besinler

Kısırlığa iyi gelen besinler

Kadınlarda üreme sorunları ya da bir başka deyişle kısırlık, gebe kalamama ve yaşayan bir bebeğin dünyaya getirilememesidir. Üreme probleminin nedeninin cinsel ilişki kuramama olduğu durumlar kısırlık değildir.  Devamını oku

Kısırlıkta tüp bebek bazen ilk ve tek çare

Kısırlıkta tüp bebek, bazen ilk ve tek çare

Kısırlıkta tüp bebek, bazen ilk ve tek çare

Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresinde, kısırlık sorunu ve Türkiye’de tüp bebek tedavisine yaklaşım ele alındı.

Devamını oku

Testis dışında sperm üretildi!

Testis dışında sperm üretildi!Testis dışında sperm üretildi!

Bilim adamları ilk defa testis dışında sperm üretmeyi başardı. Eğer bu teknik insanlarda da uygulanabilirse erkeklerde kısırlığa yepyeni ve etkili bir çözüm getirilmiş olacak.

Japonya Yokohama Üniversitesi’nden Takuya Sato ve ekibi henüz sperm üretmeye başlamamış yeni doğan farelerin testislerinden tohum hücreleri çıkarttı. Bu hücreleri fetal bovin sıvısı ve testesteron gibi hormonlar ve agaroz jeli benzeri besleyici kimyasallar içerisine yerleştirdiler. Bilim adamları fareleri öncesinde bir işlemden geçirdi ve bu sayede sadece tamamen gelişmiş bir spermdeki protein florasan yeşiline dönecekti. Yaklaşık bir ay sonrasında ekibin hazırladığı örneklerin yarısında yeşil parlayan proteinler tespit edildi.

Devamını oku

Hamile kalma şansınızı artırın

01 Aralık 2010 Yazan  
Kategori Gebelik

Hamile kalma şansınızı artırın

Hamile kalma şansınızı artırın

Yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler ile hamilelik şansını arttırmak zor değil!

Çiftler bebek istediklerine karar verdiğinde ilişkide yeni bir süreç başlar: hamile kalma. Doğal yollarla hamile kalma şansını artırmak için yaşam tarzında değişiklik yapıp, bazı önlemler almak gerekir.

Hamile kalmaya karar verildiğinde suni tatlandırıcılar, kafein, sigara alkol gibi pekçok maddenin kullanımı ile ilgili alışkanlıklar değiştirilmelidir . Kilo fazlalığı varsa bunları vermek için en iyi dönem gebelik öncesidir. Çünkü gebelikte kontrolsüz kilo verdirici diyet zarar vericidir.

Sigara ve alkol hamilelik şansını azaltıyor
Sigara içimi ile alınan nikotin, yumurtalıklardaki hücreleri etkileyerek, kadının yumurtasının genetik anomalilere daha fazla eğilimli olmasına sebebiyet vermektedir. Nikotin, yumurta hücrelerini bozan ve menopozun beklenenden erken gelmesine neden olabilir. Menopoz öncesinde de sigara içen kadınların yumurtalıkları ,sağlıklı yumurtalar üretmeye direnç gösterir hale gelir. Sigara ve alkol kullanımı doğal gebe kalmayı zorlaştırırken, düşükleri hızlandırır ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riski sigara içenlerde daha sık görülür.

Sigara içimi ile, erkek üreme sağlığı arasındaki ilişki, kadına oranla daha az açıktır. Günde 1 veya 2 paket gibi yoğun sigara içen erkeklerin, spermlerinde daha fazla olarak şekil ve hareket bozukluklarına ve anomalilere rastlanmaktadır. Erkeklerin yoğun sigara kullanımı, sigara kullanmayan eşini pasif içici yaptıkları için, nikotin solumasına ve üreme sağlığının da bozulmalara sebep olmaktadır. Kısırlık tedavisi öncesinde 6 ay sigarayı bırakmış olmak bile tedavinin sonucuna oldukça olumlu katkılar sağlamaktadır. Sigara içen gebeler, daha çok erken doğum yapmaya eğilimlidirler. Ani bebek ölümü de sigara içenlerde daha sıklıkla rastlanan bir durumdur.

Alkol de gebe kalma şansını azaltır. Anne karnında alkole maruz kalan bebeklerde uzun dönemde zeka gerilikleri, öğrenme bozuklukları, davranış bozuklukları görülebilir. Alkol erkeklerde de sperm sayısı ve kalitesini azaltır.

Sağlıklı beslenme ve kilo alımı
Uygun bir beslenme tarzı ve yeterli kilo alımı annenin sağlığı ve bebeğinin ideal gelişimi açısından son derece önemlidir. Annenin kilo artışı ile bebeğin doğum kilosu arasında her zaman doğru bir ilişki olmaz. Hamileliği süresince 20-30 kilo aldığı halde küçük bebek dünyaya getiren anneler olduğu gibi bunun tam tersi olarak da 4-6 kilo artışı ile hamilelik süresini tamamlayan annelerin 3500 gram civarında sağlıklı bebekler dünyaya getirdiklerine şahit oluruz. Kilolu kadınların hamilelik süresince daha az, zayıf kadınların ise daha fazla alması uygundur.

Araştırmalar, stresin kadınlarda kısırlığa yol açabildiğini ortaya çıkarıyor. Kısırlık tedavisi gören kadınlarda stres gidermek amacı ile sağlıklı yaşam biçiminin kazandırılması gebeliklerin daha kolay elde edileceğini düşündürmektedir. En kolay stres giderici değişiklik sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanmak ve yeterli egzersizdir.

Dengeli yağ oranı
Vücutta yağ oranı hanımlarda normalde %20-29 arasındadır. Beslenme bozukluğu aşırı zayıf olan kadınlarda adet düzensizliği sık rastlanır. Düzensiz kanamalar yumurtlama bozukluğu ile birlikte seyreder. Benzer durumdaki atletler yüzücüler gibi ağır spor yapanlarda da kısırlık sık görülür. Sağlıklı beslenme ile yağ oranları ve kiloları düzeldiğinde gebe kalma şansları artabilir.

Çölyak hastalığı tedavisi
Türkiye’de her 150-300 kişiden birinde, buğday, arpa ve çavdardaki glutene karşı duyarlılık sonucu ortaya çıkan Çölyak hastalığı bulunduğu belirlenmiştir. Çölyak hastalığı için tek tedavi, glutensiz diyet uygulamaktır. Bu hastaların duyarlı oldukları arpa, buğday ve çavdardan uzak kaldıkları zaman genellikle bir sorun yaşamadıkları bilinmektedir. Kısır hastaların yaklaşık %3 ünde belirlenen bu hastalığın uygun testlerle araştırılıp uygun beslenme eğitimi ile gebe kalma şansları arttırılabilir.

Doğru zamanda ilişkiye girmek
Yumurtlamayı takiben yumurtanın döllenebilme süresi 24-48 saat spermin dölleyebilme süresi ise 72 saattir. Bu nedenle ilişki zamanlamasına dikkat etmek gerekir. Kadınlar bekledikleri adetten 14 gün önce yumurtlarlar. Gebelik olasılığının en yüksek olduğu ilişki yumurtlamadan önceki bir kaç gün içinde gerçekleşendir. Böylece yumurtlama olduğunda spermle karşılaşma olasılığı artar. Olasılığı arttırmak için her gün ilişkiye girmenin faydası yoktur. Yumurtlama döneminde 2 günde bir ilişkiye girilmesi yeterlidir.

Neden hamile kalamıyorum?

01 Aralık 2010 Yazan  
Kategori Gebelik

Neden hamile kalamıyorum?

Yumurtlama bozuklukları, hormon yetmezliği, tüplerin tıkalı veya hasarlı olması gibi nedenler kadınlarda hamile kalamamasına neden oluyor.

Neden hamile kalamıyorum?Çiftlerin bir yıl süresince korunmamasına rağmen çocuklarının olmaması kısırlık olarak değerlendirilmektedir. Çocuk sahibi olamayan çiftlerde problem kadında veya erkekte olabileceği gibi her ikisinde de olabilir. Biz bu yazıda kadının hamile kalamama nedenlerini inceleyeceğiz.

Yumurtlama bozuklukları
Ovulasyon bozukluğu yumurtlamanın olmaması veya düzensiz ve seyrek olmasıdır. Kadınlarda yumurtlama bozukluğundan şüphelenen doktor hastadan bir kaç ay boyunca ateş ölçme yoluyla ve ultrasonografi ile grafik isterler. Bununla adetin uzunluğunu, yumurtlama zamanını ve sıklığını öğrenmeye çalışırlar. Bu bozukluklarda genelde ilaç tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Doktor tiroid bezini de kontrol edip sorun olmadığını gördüğü takdirde yumurtanın olgunlaşmasını doğrudan ilaçla teşvik eder. Klomifen gibi bir takım maddelerle yumurtlama uyarılması yapılır. Yumurtalıklar aşırı uyarıldığından, birden fazla yumurtanın olgunlaşması da gündeme geldiğinden çoğul gebelik ihtimali de ortaya çıkmaktadır.

Bu tedavide her kadının vücut yapısı değişik olduğundan ilaca vereceği cevaplar da değişik olmaktadır. İlacın az ya da çok gelmesi ihtimaline karşı bu ilaç kullanılmaya başlandığında, o dönemde her gün veya dokourun öngördüğü ölçüde ultrason tedavisine gerek olmaktadır. Yumurtalıklar klomifen tedavisine hiç cevap vermedikleri takdirde humangonadotropinle veya releasing faktörlerle (hormon pompaları) uyarma yöntemi gündeme gelir. Bilgisayarla yönlendirilen bu daimi enfüzyonlar vücutta taşınır ve yan etkileri yoktur. Ayrıca beyindeki hormon yönlendirmenin düzgün çalışmadığında ve düzensiz salgılandığında bunlar oldukça mantıklı yöntemlerdir.

Sarı cisim hormonu yetmezliği
Bu hormon adet döneminin ikinci yarısında üretilir ve yumurtlamadan sonra boş olan yumurtacıktan oluşur. Bu hormon progestronu üretir; progestron da yumurtanın döllenmeden sonra rahme yerleşmesini sağlar. Adet bozuklukları olan kadınlarda bu dönem ya çok kısa ya da çok uzundur. Bir döllenme söz konusu olduğunda rahim gebeliğe yeterince hazır değildir. Böyle durumlarda sarı cisim hormonlarına hormon iğneleriyle ve suni gestajen ile destek verilir.

Tüplerin hasarlı veya tıkalı olması
Yumurtalık kanalları olan fallop tüplerinin kısmen ya da tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engeller ve hamileliği imkansız kılar. Tüplerdeki bu hasarlar enfeksiyonlar, endometriozisden önceden geçirilmiş ameliyatlar gibi birçok nedenden dolayı olabilir. Ayrıca kadında tüplere zarar veren iltihaplanmalar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve rahim içi araç kullanımı sonucu da ortaya çıkabilir. Genelde laparoskopik cerrahi ile düzenleme yapılabilir. Netice alınmazsa tüp bebek yöntemine başvurulur.

Prolaktin hormonunun fazla miktarda olması
Çocuk sahibi olamayan her beş kadından birinde prolaktin hormonunun miktarı yüksek çıkar. Prolaktin hormonu hipofiz bezinde üretilir ve normalde hamilelik döneminde en fazla düzeye çıkar. Yüksek prolaktin miktarı yumurtaların gelişmesini ve yumurtlamayı yavaşlatır. Böyle olması emzirme dönemi için yararlıdır. Fakat çocuk isteyen hastalar için bu önemli bir sorundur. Çünkü hamile kalmak için olgunlaşmış yumurtanın döllenmesi şarttır.

Yüksek prolaktinin sebebi hiçbir zaman bulunamamıştır. Stres ve ilaç kullanımı olabilir. Kimi zaman ise beyindeki iyi huylu bir tümör… Bunlar prolaktinin aşırı derecede üretilmesine neden olabilir. İlaçlarla bu durum dengelenebilir. Genelde gece yatarken alınan ilaçlarla tedavi yoluna gidilir. Çünkü prolaktin özellikle geceleri vücut tarafından üretilir.

Fazla androjen üretimi
Bir kadının kanında erkek cinsel hormonları bulunduğu taktirde doktor hiperandrojenden söz eder. Bu hormon kadında folekül yapıcı hormonları FSH etkilerini kısıtlar. FSH hormonu hipofiz bezinde üretilir ve yumurtalıkların ilk adet yarısında yumurtlamalarını sağlar. Hiperandrojen hormonu böbrek üstü bezlerinin salgısında olan bozukluklar nedeni ile ortaya çıkar. Kortizonla tedavi edilirler. Kısırlık tedavisinde kortizon en az miktarlarda organizmayı etkileyecek şekilde uygulanır. Hormon seviyesi sürekli olarak kontrol altında tutulmalıdır.

Genital enfeksiyonlar kısırlık yapıyor

09 Ekim 2010 Yazan  
Kategori Sağlık - Hastalıklar

 

Genital enfeksiyonlar kısırlık yapıyor

Üreme sağlığını korumanın en önemli basamaklarından birinin genital enfeksiyonların erken tanı ve tedavisi olduğunu belirten uzmanlar, genital enfeksiyonların, kısırlığa yol açabildiğini belirtiyor.

Kadınlarda sık görülen vajinal enfeksiyonlar kaşıntı, yanma hissi, kötü kokulu ve koyu renkli akıntı, idrar yaparken yanma ve cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açıyor.

Genital enfeksiyonların kısırlığa da neden olduğunu belirten Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, “Vajinal enfeksiyonlar, vajinal ortamı da değiştirdiğinden spermin canlı kalma süresini kısaltıyor” dedi.

Genital enfeksiyonların her zaman belirti vermeyebildiğini anlatan Tıraş, bu nedenle hekim tarafından düzenli muayene yapılması gerektiğini söyledi. Yapılacak testlerle erken dönemde tespit edilen enfeksiyonların genellikle antibiyotiklerle tedavi edildiğini belirten Tıraş, aksi halde ilerleyen enfeksiyon tablosunun üreme organlarında kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu ve şöyle devam etti:

“Cinsel temas yoluyla geçen hastalıklar içerisinde en sık “Klamidya Enfeksiyonları” geliyor. Bu enfeksiyonlar, kadınlarda kokusuz sarı renkli akıntı, adet dönemi ortasında kanama ve cinsel ilişki sırasında kanama belirtileri verebileceği gibi, kimi zaman hiçbir bulguya yol açmayabiliyor. Bu daha da tehlikeli sonuçlar doğuruyor. Çünkü hastalık ilerleyerek tüplerde tıkanıklık ve infertiliteye neden oluyor. Erkeklerde peniste beyaz renkli akıntıya neden olan “Klamidya Enfeksiyonları”, idrar yaparken yanma ve sızıya yol açıyor.

Çocuğu olmayan çiftlerin mutlaka Klamidya Enfeksiyonu yönünden değerlendirilmesi gerekiyor. Hastalık tespit edilirse, antibiyotikle tedavi edilebiliyor. Kadınlarda ilerlemiş vakalarda l HSG (Rahim ve tüp filmi) veya laparoskopi ile tüplerde tıkanıklık tespit edilir ise “tüp bebek” tedavisi önerilebiliyor.”

Enfeksiyon riskini arttıran durumlardan kaçınılmalı

Prof. Dr. Tıraş, enfeksiyon riskini azaltmak için çok eşlilikten kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, yanı sıra vücudun ve yaşanılan çevrenin temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Genital bölgenin temizliğinde aşırıya kaçılmaması ve kimyasallardan uzak durulması gerektiğine de dikkati çeken Tıraş, ”Genital bölgeye deodorant sıkılması, kokulu pedler ve tamponlar kullanılması sakıncalı sonuçlara yol açabiliyor. Yine bu bölgenin nemli kalmaması ve dar kıyafetlerden kaçınılarak pamuklu çamaşır kullanılması da alınabilecek önlemler arasında yer alıyor” diye konuştu.